Hangi düşün artığısın..yıkanmış yüzümdeki; ıslak hüzün. Mikrofonik sesin görüşürüz dedi, oysa daha satırbaşındaydım. Satırbaşında görüşürüz, başı satırla kesilmiş düşlerim. Ne de çok kan akıyor... Vitrinde hiç denemeyeceğinizi düşündüğünüz bir kıyafetin, üzerinize yakışma ihtimalinden ne kadar uzak olduğunuzu sorgularsınız bir süre. Rengi hoşunuza gitmiştir, modeli güzeldir veya tam tersi. Bütün olarak hissetmediğiniz sürece, yarım bir sevdaya düşmeyi kimse istemez... Şu sıralar kendime hayrım yok. Kalbime doğru bayır çıkıyorum halsiz bir aşkın susuzlugu içerisinde. Avucumda sana aldığım çiçekler, kurumuş... Bugün çöpe attım ağlayarak... Ağlayarak sana uyandım bugün. Sesin çığlık gibiydi, bir haykırış. 'Hayır'lar ile dolu bir bakış takınmıştı kanımca gözlerin. Tanrı gözlerin; içinde hapsolduğum, solduğum... Benim de doğum günüm olacak mı, kutlayacak mı benim yıllarımı, yalan bir gençlik kisvesiyle insanlar? Akşam oldu, içme vakti geldi yine. İçip uyuşma, uyuşturma zamanı kalbimi... Hissizleşmiş gibi kelimelerin ey sevgili. Yürüyelim hissizliğinde. Sen bana dokun, belki koşabilecegimiz an gelir; nefessizlikten tıkanacağımız... Elimden tut, gözlerimiz kapalı, düştüğümüz uçurumlar ölümü olsun korkularımızın. Tam kalbimin üzerine parmak izini bırakmışsın. Her gece eve gelişimde yıkanıyorum derimi yırtarcasına, çıkmıyor izin. İzin vermiyor ellerin. Sonrasında yorgunluk var; derin bir uyku .. Islak bir yalnızlık. Sevdiğin geceyi hatırlıyorum, "sen ne kadar da güzelsin!" diye, arada bir öpüp kokladığın, doyamayıp, sıkıca sarıldığın. Ateşinin yaktığı, sarılıp sarılıp kanımı kaynattığın geceleri... Anladım ki; düş dedigin aslında bir nevi kapana kısılmak. Çaresizce, yakalandığın hastalıktan kurtulmaya çalışmak. Tersimi çevir ey sevgili... Dikiş izlerimi göreceksin; düğüm atılamamış gecelerde sökülen düşlerimle yüzleşeceksin!
Kaza... Otopsi Raporu... " Kazara; bıçakla oynarken kalbine batmış" der doktor...
Kaza... Otopsi Raporu... " Kazara; bıçakla oynarken kalbine batmış" der doktor...

0 yorum:
Yorum Gönder