9 Ekim 2009 Cuma

hayal kırıklığı temizleyicisi ve yaşam sevinci kapsülü..

Evdeyim... Evimde... İnsanın güvende hissedebileceği, sığındığı, kent denen ormanın ve o ormanın vahşi hayatının dışında, tamamen koruma altında olduğum yerde. Öyle sanmıştım. Kimsenin beni evimde acıyla tanıştıramayacağını sanmıştım. Oysa şimdilerde öyle değil. Evin her köşesinde sen varsın. Her dokunduğumda sen. Kanepede, yatakta, yemek yediğim tabakta, banyoda. Elinin değdiği her yeri kutsal bir emanetmiş gibi korumaya alıyorum. Evimi senle dolu bir mabede çeviriyorum yavaş yavaş. Giydiğin giysileri özenle katlıyorum, kokun uçup gitmesin diye saklıyorum güzelce. Zaman zaman açıp kokluyorum teninin sindiği herşeyi. Yatakta yatamıyorum çünkü sen varsın. Kokunla, saçının teliyle. Sanki hala ordasın. Odalarda geziniyorum; dakikalarca düşleyerek geçmiş konuşmalarımızı, gülüşlerimizi, hüzünlenmelerimizi. Beraber yemek yiyip, gözlerindeki parıltıyı seyrettiğim anları. Aklım bana türlü oyunlar oynuyor, seni görüyorum, sonra kayboluyorsun. Evim benim kutsalım, sen benim mabedimsin.
Hayal kırıklığını temizleyecek deterjanlar ve leke çıkarıcılar olsa. Alıp şöyle bir kaç damla damlatsak hayal kırıklıklarının üzerine sonra hafif çitilesek. Çıkıverse kalbimizdeki leke. Hayal kırıklığı, kalp kırıklığı nasıl düzelir sevgili okuyucu. Sarıp sarmalasam, kalbimi alçıya alsam. Olmuyor, kırıklıklar geçmiyor. Tek ilaç var; o da sevgili. İlacım sevgilidir benim. O elinde geliverir yaşam kapsülüyle. Ölmekte olan kalbime, kuruyan ruhuma can verir. Yaşam kapsülünün tek sahibidir sevgili. Hayal kırıklarını temizleyen, kalbi iyileştiren ve yaşama kopmaz köklerle bağlayan tek ilaçtır elindeki yaşam kapsülleri.
Şimdilerde senden gelecek yaşam kapsülüne o kadar ihtiyacım var ki sevgili, ne olur beni bir başıma koyma. Ölüyorum...

0 yorum: